AiLeVaDiSi FoRuM  

Go Back   AiLeVaDiSi FoRuM > GeneL Forum > Genel

Genel Buradaki forum konularına uymayan her tür mesajınız için buraya yazın

 

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22-06-2009, 06:05 PM   #1 (permalink)
BeRLiNDeN
Guest
Avatar Yok
AileVadisi.NeT
Konular :
Mesajlar: n/a
İletisim :
Standart Türk Kahvesi Ve Diğer Kahve Çeşitleri Özellikleri


http://www.ailevadisi.net
Türk Kahvesinin Özellikleri



Dünyanın en eski kahve pişirme yöntemidir.
Köpük, kahve ve telveden oluşur.



Yumuşak ve kadifemsi köpüğü sayesinde damakta en uzun süre tadını devam ettiren kahve türüdür.

Birkaç dakika şekli bozulmadan kalabilen bu leziz köpüğü sayesinde, uzun süre sıcak kalabilir.

İnce kenarlı fincanda sunulduğu için, diğer kahve türlerine göre daha yavaş soğur ve böylece daha uzun süren bir kahve keyfi sunar.

Yoğun şurupsu kıvamı ile ağızdaki lezzet tomurcuklarını aşırı uyararak hafızada yer eder.

Diğer kahve türlerine göre, daha kıvamlı, yumuşak ve aromatiktir.

Kendine özgü enfes kokusu ve özel köpüğü ile diğer kahvelerden kolaylıkla ayırt edilebilir.

Kahve tutkunları tarafından, kaynatılarak içilebilen tek kahve olarak kabul edilir.

Kahve Falı ile geleceği anlatmak için kullanılan tek kahve türüdür.

Eşsizdir çünkü kahvesi fincanın içindedir ancak telve olarak dibe çöktüğünden filtre edilmesine ve süzülmesine gerek kalmaz.

Hazırlanırken şeker ilave edildiğinden diğer kahvelerde olduğu gibi sonradan tatlandırmaya gerek yoktur.

Sağlıklıdır çünkü fincanın dibinde biriken telvesi içilmez.

Sıklıkla içildiği halde, miktar olarak fazla olmadığından şişkinlik yapmaz.

Diğer kahve türlerine göre, bir içimde daha az kafein içerir.

Pişirilirken, şekeri tercihe göre ilave edildiğinden içime hazır halde sunulan tek kahve türüdür.

Kahveden önce su içilerek, ağızda bulunan önceki tatlar arındırılarak kahve tadının eşsiz bir şekilde tatılması sağlanır.
  Alıntı ile Cevapla
Reklamlar Bağışlanmaktadır
Alt 22-06-2009, 06:07 PM   #2 (permalink)
BeRLiNDeN
Guest
Avatar Yok
AileVadisi.NeT
Konular :
Mesajlar: n/a
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Mırra



Mırra, Urfa'ya özgü, birkaç kez demlenerek hazırlanan acı kahve.



Mırra ismi, Arapça acı anlamına gelen murdan türemiştir. Çok acı ve koyu olması nedeniyle ufak bardakta içilir. Yörede kültürel açıdan anlamlı, sunumu özel çaba gerektiren bir içecektir.

Mırranın Hazırlanması

Mırra için özel bir kahve çekirdeği yoktur. Kahve çekirdekleri kavrulup dibek adlı havan benzeri kaba alınır ve taneleri çok inceltilmeden dövülür. Dövme işlemi için günümüzde değirmenler ve kahve makineleri de kullanılmaktadır.

Mırranın hazırlanmasında en önemli kısım kaynatma evresidir. Kaynama süresi, bilinen yöntemlere göre çok uzundur, belli aşamalarda kahvenin telvesi ayrılıp karışıma su eklendikten sonra devam edilir. Çekilmiş kahve üzerine su eklenerek kaynatılır, belli bir kıvama geldikten sonra tortusundan ayırmak amacıyla mutbak adlı özel kaba süzülür. Elde edilen karışıma tekrar kahve ve su eklenir. Bir iki defa daha süzme, kahve ve su ekleme işlemi gören kahve, tortusundan ayrıldıktan sonra kahve katılmadan sadece su eklenerek bir iki kere daha mutbaktan geçirilir.

Mırraya tat vermesi amacıyla karışıma kakule katılabilir. Şekersiz içildiği için hazırlanırken tatlandırılmamaktadır.

Mırranın Sunumu

Kahve fincanının kenarını boyayacak kadar pekmezimsi bir kıvama gelen mırra servis için bakır, işlemeli bir imbiğe ya da cezveye aktarılır.

Mırra geleneksel olarak kulpsuz, küçük tek bir fincan ile servis edilir. Serviste yaş olarak büyükten küçüğe doğru giden bir sıra takip edilir.

Mırra Kahvesini servis eden kişi sırası gelen konuğa bir içimlik, fincanın aşağı yukarı yarısına gelecek kadar mırra doldurur. Konuk kahveyi içtikten sonra yine aynı miktarda kahve doldurulur. İkinciyi de içen konuk, fincanı servis eden kişiye geri verir. Kahveyi servis eden kişi her servisten sonra bardağı siler ve bir sonraki konuğa aynı fincanla ikramda bulunur.

Konu BeRLiNDeN tarafından (22-06-2009 Saat 06:23 PM ) değiştirilmiştir..
  Alıntı ile Cevapla
Alt 22-06-2009, 06:09 PM   #3 (permalink)
BeRLiNDeN
Guest
Avatar Yok
AileVadisi.NeT
Konular :
Mesajlar: n/a
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Yerel Kahve Lezzetleri - Mangeniç Kahvesi ve Mırra



Mangeniç Kahvesi ve Mırra Hakkında genel bilgiler



Mangeniç Kahvesi

Mangeniç Kahvesi ya da Çedene kahvesi özellikle Elazığ ve çevresinde içilen bir içecek. Önceden belirtmek gerekli ki, kahve adını alsa da, aslında bu kahve yemişinden yapılan bir içecek değil. Bu içeceği yapmak için kullanılan yemiş, çeşitli kaynaklarda, yabani Antep fıstığı, çitlenbik, sakız ağacı, çıtlık gibi belirtilirse de bu karışıklığın sebebi bu bitkilerin aynı kaynaktan gelmeleridir. Bu yemiş Anacardiaceae ailesinin Pistiacia cinsine aittir. Pistacia cinsinin en tipik temsilcisi Pistacia vera’dır ya da bizim kullandığımız adı ile Antep fıstığı.

Mangeniç Kahvesinin Yararları

Bilimsel olarak kanıtlanmamış ise de çeşitli kaynaklarda çok sayıda yararından bahsedilmektedir. Öksürüğü keser, balgam söktürür, nefes açıcıdır, nefes darlığına iyi gelir, antiseptik özelliği vardır, göğsü yumuşatır, solunum yollarına faydası vardır. Ayak terlemelerini önler, yaraları tedavi eder, böbrek kumlarının dökülmesine yardımcı olur, ses tellerine iyi gelir, mide ağrılarını dindirir, mide ülserine şifa verir. Midedeki müzmin ağrılarını giderir. Kabızlığı önler, bağırsakları çalıştırır, dalak için çok yararlıdır, bademciğe faydalıdır. Ağız kokusunu yok eder, nefesin güzel kokmasını sağlar. Vücudu kuvvetlendirir, dinçleştirir, güç verir.


Mırra Kahvesi


Öncelikle söylemek gerekir ki, mırra hala yerel kalabilmiş ve geleneksel özellikleri olan bir kahve. Yayılamamasının ya da yayılmamasının en önemli nedeni evinizde kendiniz için pişirebileceğiniz bir içecek olmaması. Kilolarca kahve çekirdeğinden, ciddi emek ile ve çok miktarda hazırlandığı gibi, sunumu ve içiminin de bir adabı var. Mırra kelimesi Arapça’dan geliyor, acı anlamına gelen “mur”dan türetilmiş.

Mırra Adabı

Herkes aynı kulpsuz fincanla içiyor. En önemli gelenek, mırra fincanının yere bırakılmaması. Eskiden bu hatayı yapanın yapması gerekenler varmış.

Bunlar: Fincanı altınla doldurmak, kahveyi servis edenle evlenmek, kahveyi servis edeni evlendirmek, kahveyi servis edenin çeyizini düzmek olabilirmiş. Bir ailenin konuklarına mırra sunması için de özel şartlar gerekiyor. Daha önce hiç mırra sunmamış bir ailenin çocuğu gün gelip de hali vakti yerine gelip de mırra vermek isterse usülüne uygun olarak komşu yörenin ileri gelenlerini evine davet etmek zorunda. Destur (izin) büyük bir yemek şöleniyle kutlanıyor.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 22-06-2009, 06:11 PM   #4 (permalink)
BeRLiNDeN
Guest
Avatar Yok
AileVadisi.NeT
Konular :
Mesajlar: n/a
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Türk Kahvesi Kültürü





Dünyada Türk adının en sık geçtiği konulardan biri de Türk Kahvesidir. Türk kahvesi Türkler tarafından geliştirilen kahve hazırlama ve pişirme metodudur. Kendine özgü tadı, köpüğü, kokusu, pişirilişi ve ikramı ile özel bir kültürü ve geleneği vardır.


Brezilya ve Orta Amerika menşeyli, Arabica türü yüksek kaliteli kahve çekirdeğinden harmanlanan ve titizlikle kavurulan Türk kahvesi, özel taş değirmenlerde adeta un inceliğinde öğütülür.

Türk Kahvesi, bir cezveye su ve istenilen miktarda şeker ilave edilerek pişirilir. Türk Kahvesi küçük fincanlarla servis yapılır. Türk Kahvesi içilmeden önce telvesinin dibe çökmesi için bir miktar beklenir. Yoğun gövdesi, nefis lezzeti ve ağızda kalıcı aroması vardır
  Alıntı ile Cevapla
Alt 22-06-2009, 06:11 PM   #5 (permalink)
aBTeaM-L19
SCaRLeT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Mar 2005
Bulunduğu yer: France
Yaş: 34
Konular :
Mesajlar: 19,154
Rep Puanı : 1475
Rep Derecesi : SCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud of
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Mangeniç kahvesi benim favorim olur






imza
Ben sana yar demem , yarin ömrü az olur.

SCaRLeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22-06-2009, 06:13 PM   #6 (permalink)
BeRLiNDeN
Guest
Avatar Yok
AileVadisi.NeT
Konular :
Mesajlar: n/a
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Kahve Kültürü







Kahvenin ilk vatanı Afrika kıtası’dır ve ilginçtir ki ilk kahve tiryakileri de keçilerdir.Güney Habeşistan’daki Hristiyan manastırlarında yaşayan keşişler, besledikleri keçilerin bir bitkinin tohumlarını yedikten sonra daha canlı ve hareketli olduklarını gözlemişler ve bu bitkiyi pişirip içmeye başlamışlardır.


Bulunduğu yerin adı olan Kaffa’ dan gelen ve kahve adını alan tohumlar Ortaçağ sonlarında Güney Habeşistan’dan Yemen’e, oradan da Mekke’ye geçmiştir. Hac mevsiminde buralara gelen Müslümanlar kahveyi kendi ülkelerine götürmüşlerdir.

Kahvenin Türklere gelmesinin Yavuz Sultan Selim’ in Mısır’ ı fethinden sonra olduğu belirtilmektedir. Kahve içilmesinin yayılması ve her yerde kahvehanelerin açılması Kanunî Sultan Süleyman zamanında gerçekleşmiştir.

İlk kahvehane Tahtakale’de (1553-1554) Halepli Hakem ile Şamlı Şems tarafından açılmıştır. Bu kahvehanelerde sedirlerde oturulurdu. Sedirler ve kerevetler üzerinde diz çökerek, bağdaş kurularak kahve içilirken meddahların anlattığı hikâyeler dinlenirdi.

Kahve sadece kahvehanelerde değil, İstanbul’da olsun Anadolu’da olsun eski Türk konaklarında ve evlerinde yapılan toplantılarda misafirlere büyük bir özenle pişirilerek ikram edilirdi.

Kahvenin özel bir şekli ve hazırlamada kullanılan özel kapları vardır. Çiğ ve çekirdek kahve önce kahve tavalarında kavrulur, buradan kahve soğutuculara aktarılır, soğuduktan sonra değirmende öğütülerek toz haline getirilir ve kahve kutularında saklanırdı.

Kahve pişirmede güğüm veya cezve kullanılırdı. Bazı bölgelerde kahvekahve sitili” denen mangal ve güğüm takımlarında pişirilirdi. Telve dibe çöktükten sonra suyu kahve fincanlarına konularak ikram edilirdi.

Fincanlar porselenden yapılmıştır. Bunlar kulpsuz olup gümüş, altın gibi maddelerden yapılan fincan zarfı içine konmaktadır. Misafirperverliğimizle tanınan biz Türkler kahveye atasözlerimizde olduğu gibi, türkülerimizde de yer vermişizdir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 22-06-2009, 06:16 PM   #7 (permalink)
BeRLiNDeN
Guest
Avatar Yok
AileVadisi.NeT
Konular :
Mesajlar: n/a
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Cappucino



Cappuccino adını Marco D´Aviano isimli bir cappuccino rahibinden bu kahveyi ilk yapan olduğu için aldı denir. Kimilerine göre ise genel anlamda koyu kahve renginden ötürü bir çeşit manastır rahip cübbesi renginden bu adı aldığını söylerler.



Cappucino Kahvesinin Yapılışı:

• Espresso veya moka bir filtre kahve fincanına konur.

• Süt espresso makinesinde buharla köpürtülerek ısıtılır ve kahveye ilave
edilir.

• Üzerine krem şanti konur.

• Rendelenmiş çikolata veya toz kakao ile garnitürlenir.




Diğer bir şekilde Cappucino yapılışını tarif etmek gerekirse;

Evinizde espresso makinası varsa tarifim işinize yarayabilir.makina kullanılarak cappucino fincanınızın üçte birini dolduracak şekilde kahve yapılır. (illy markasını tavsiye ederim.) Bir cezveye doldurulan sütten makinanın buhar veren çubuğu ile köpük elde edilir. Köpüğün bol olması için cezveyi biraz eğik tutup, çubuğuda sadece sütün üst kısmına değdirmek gerekiyor.oluşan köpükler kahvenin üzerine fincanı dolduracak kadar eklenir.Süt buharda biraz daha ısıtıldıktan sonra fincanın kenarından dökülür.Köpükler süt eklendikçe yukarı çikacak. Üzerine ince rendelenmiş çikolata serpilerek içilir.afiyet olsun.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 22-06-2009, 06:18 PM   #8 (permalink)
aBTeaM-L19
SCaRLeT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Mar 2005
Bulunduğu yer: France
Yaş: 34
Konular :
Mesajlar: 19,154
Rep Puanı : 1475
Rep Derecesi : SCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud ofSCaRLeT has much to be proud of
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Cappucino bizim kültürümüze sonradan girmiş bana göre bir Avrupai içecek kahve gillere bile koymuyorum






imza
Ben sana yar demem , yarin ömrü az olur.

SCaRLeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22-06-2009, 06:21 PM   #9 (permalink)
BeRLiNDeN
Guest
Avatar Yok
AileVadisi.NeT
Konular :
Mesajlar: n/a
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Filtre Kahve




Filtre kahve, yukarıdaki resimdekine benzer bir makina kullanılarak yapılır. Üst kattaki plastik bölme içerisinde filtre bulunur. Bu filtre, makinasına göre kağıt, metal veya plastik olabilir.





Filtre içerisine orta kalınlıkta çekilmiş kahve konur. Filtre Makinasının su haznesindeki su ısındıkça filtre bölümüne damlamaya başlar. Kahveyle karışan damlalar filtreden süzülerek alt kattaki kaba dolar. Bu kabın sıcak kalması için altında elektrikli bir ısıtıcı vardır. Filtre kahve yaparken her fincan su (125 ml) için bir yemek kaşığı (7 gr.) orta çekilmiş kahve kullanılması tavsiye olunur. Kahvenin kağıt filtre için biraz daha ince metal filtre için biraz daha kalın çekilmesi gerekir.




Aşağıdaki sebeplerden dolayı filtre kahve pek tercih sebebi değildir:

- Kahvenin tadı ve kokusunun bir kısmı filtrede kalıyor.

- Filtreye damlayan ideal su sıcaklığının 95-97 derece olması gerekirken, bir çok ev tipi filtre kahve makinasında bu ısı ancak 90 dereceye ulaşabildiğinden kahve tatsız ve kokusuz oluyor.

- Hemen tüketilmezse alt haznede ısınan kahvenin tadı ve rengi kısa sürede (20 dakika) bozuluyor.

- Kağıt filtre kullanan makinalarda her seferinde yeni filtre takmak gerekiyor. Kağıt filtre extra maliyet ve lojistik sorun demektir. Ayrıca kağıdın beyaz olması için kullanılan kimyasallar kahvenin tadını bozuyor..

- Metal filtre kullanan makinaların ise temizlenmesi zor oluyor..





Filtre kahvenin püf noktaları

- Makinanız kağıt filtreli ise beyazlatılmamış kağıt filtre kullanın.

- Kağıt filtereye kahve koymadan önce makinayı kısa bir süre boşa çalıştırıp, süzülen suyu atın.

- Filtrenin en dibinde kalan su süzülmeden kahveyi alın.

- Kahveyi fincanlara koymadan önce karıştırın.

  Alıntı ile Cevapla
Alt 22-06-2009, 06:27 PM   #10 (permalink)
BeRLiNDeN
Guest
Avatar Yok
AileVadisi.NeT
Konular :
Mesajlar: n/a
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Espresso Kahve



Espresso, kavrulup ince çekilmiş kahvenin içinden 90C sıcaklıktaki suyu yüksek basınçla çok kısa bir süre geçirerek, kahve çekirdeklerinin aromasını, tadını ve rengini suya taşıyan bir yöntem. Bu sürenin çok kısa olması çok önemli ve zaten bu nedenle de bu kahvenin adı, İtalyanca’da ‘ekspres’ anlamına gelen ‘espresso’.




ESPRESSO KAHVESİ


Espresso fikrinin ilk tohumları 19. yüzyılda ‘perkolasyon’ yönteminin icadıyla atılıyor. Bu yöntem, kaynayan ya da kaynamaya yakın bir suyu buhar basıncı ile çekilmiş kahvenin içinden geçirmeye yarayan bir yöntem. Bundan daha ileri bir yöntem ise yukarıda değindiğim mocha yöntemi. Üst üste iki hazneli bir pişirme kabında, aşağıda ısınan su belli bir basınçla orta yerdeki metal filtre konmuş kahvenin içinden geçip üst hazneye doluyor.

Ancak basınç sadece bir atmosfer, yani çok az ve geçiş süresi bir dakika. Oysa espresso’da basınç 9 atmosfer ve hatta idealinde 10 atmosfer olmak zorunda. Moka metodundaysa, hem basınç düşük ve hem de süre uzun olduğundan aşırı sert bir kahve elde ediyorsunuz. O yüzden şeker koymanız gerekebiliyor. Bu tam olarak espresso değil ama espresso fikrinin gelişmesinin ilk aşaması kabul ediliyor.



YÜKSEK BASINÇLI CİHAZLAR

İlk gerçek espresso makinesi 1901 yılında bir İtalyan girişimci olan Luigi Bezzerra tarafından bulunuyor. Daha sonra 1933 yılında İtalya’nın Trieste kentinde Cafeilly adlı bir şirket kuruluyor ve bunlar da iki yıl sonra kendi icatları olan espresso makinesini piyasaya çıkarıyorlar.

Bu, su miktarını otomatik olarak ölçen ilk makine ve ayrıca buhar değil de, sıkıştırılmış hava kullanarak basınç yaratıyor. Bu ilk makineleri kullanmak zor ve sadece özel eğitimli baristas adı verilen operatörlerin işi.

1945 yılına gelindiğinde gerçek anlamda ilk şık espresso makineleri İtalyan Gaggia firması tarafından geliştiriliyor. Bu makineler yepyeni bir mekanizma içeriyorlar ve kullanımları son derece basit. Ama bugünün hem profesyonel ve hem de ev tipi makinelerinin temelleri, Ernesto Valente adlı bir İtalyan’ın 1961 yılında geliştirdiği espresso makinesine dayanıyor.



EV TİPİ ESPRESSO MAKİNELER

Yakın zamana dek espresso kahvesi sadece bu büyük makineleri kullanan kafe-barlarda içilebiliyordu ve ev için geliştirilmiş olan makineler genelde hiç iyi randıman vermiyorlardı. Ama son yıllarda özellikle üç firmanın imal ettiği espresso makineleri ile yapılan kahveler profesyonel espressoları hiç aratmıyor.

Bunlar İtalyan kökenli illycafe ve Lavazza ile İsviçre kökenli Nestle firmasına ait Nespresso. Üçü de harika espresso kahvesi yapıyorlar ve hata yapmanız neredeyse imkansız; zira kahveler birer kullanımlık havasız paketler içinde ve ölçülmüş olarak geliyor.



İYİ ESPRESSO NASIL OLUR

Her şeyden önce iyi bir espressonun en önemli kısmı üzerindeki köpüktür. Bu köpüğe İtalyanca’da crema (krema) adı verilir. Crema, kahvenin muhteşem aromalarının dışarıya sızmaması için bir conta görevi görür ve kahve bitene dek kaybolmaz. İyi bir crema, hem kullanılan kahvenin kalitesine, hem de kahveyi yapan kişinin maharetine bağlıdır.

Mükemmel bir espressonun köpüğü kalındır, kadifemsidir ve rengi açık-kahverengidir. Buna ‘kaplan derisi’ rengi adı verilir. Bunu elde etmek için ise basınçlı suyun çekilmiş kahvenin içinden sadece 30 saniye süreyle geçmesi gerekir. Bundan uzun süre akarsa renk koyulaşmaya ve lezzet bozulmaya başlar.

‘Mükemmel’ espresso için ikinci test köpüğün dayanıklılığıdır. Bunun için bir küçük kaşık şekeri kahvenize koyduğunuzda bu şekerin köpüğün üzerinde iki saniye batmadan durması lazım. Aksi halde garsona bunu iade edin ki o da öğrenip bundan sonra doğru olmayan espresso’ları kimseye getirmesin. Özetle, üzerinde 3 mm. kalınlığında, dayanıklı ve kaplan rengi köpük olmayan espressoyu içmeyin.




ESPRESSO MİKTARI ÜÇ KAŞIĞI GEÇMEMELİ

Bir bardak iyi espresso için 50 tane kahve çekirdeği gerekiyor. Bunların da mutlaka arabica cinsi çekirdekler olması lazım. Bu 50 adet çekirdek kahve kavrulup öğütülünce 6.5 gram toz kahve elde ediliyor. Yani her espresso bardağında 6.5 gr. kahve kullanılması gerekiyor. Bu kahveden ise geçirmeniz gereken su miktarı üç çorba kaşığı. Daha fazla sıvı koyarsanız, çekirdeklerin içindeki odunsu tatlar ve diğer nahoş lezzetler suya geçiyor ve kahvenin tadı bozuluyor. Espresso’nun küçük kaplarda ve çok az miktarda içilmesinin nedeni bu; İtalyanların cimriliği değil. Duble içecekseniz iki misli su değil, iki ayrı 6.5 gr.’lık kahve kullanmanız gerekli. Seyreltik içecekseniz de makineden aynı bardağa daha fazla su geçirmeyip, fincanı kaynar suyla tamamlamalısınız. Zira fincanın yarısından sonra tat bozuluyor. İnce iş, değil mi?

Basınç kahvenin kalitesi için çok önemli. Söylediğim gibi 10 atmosfer ideal. Öte yandan fincanınızın önceden ısıtılmış olması şart (o yüzden makine üzerinde tutuluyorlar), aksi halde azıcık koyulan kahve hemen soğuyor.

Espresso sürprizlerle dolu bir kahve. İçinde yaklaşık 1,200 çeşit doğal kimyasal var ve bunların 700-800 tanesi aroma vericiler. Yani çekirdek içindeki tüm aromaları çıkartabiliyorsunuz. Ne muhteşem değil mi? Ayrıca kafeini az. Su, 30 saniye geçtiğinden, çekirdekteki kafeinin ancak yarısını emebiliyor. Zaten arabica çekirdeklerinde de robusta’ya göre yüzde 50 daha az kafein bulunuyor.

Öte yandan 50 çekirdek içinde tek bir tanesi bozuk olursa, espresso’nun tadı bozuluyor. Bunun için Illy ve Hausbrandt firmaları elektronik tarayıcılar geliştirmişler ve tek bir hatalı çekirdeğin geçmesine bile izin vermiyorlar.




EN İYİ ESPRESSO NEREDE İÇİLİR?

Bence Starbucks Cafe’de, bu işi ciddiye alıyorlar. Ben Nespresso makinesi kullanıyorum. Kafeinsiz de dahil 12 farklı kahve seçeneği olan kapsüllerde geliyorlar ve istisnasız her zaman kaplan rengi kalın köpüklü kahve içebiliyorsunuz. Ama Avrupa’da en iyi espresso nerede içilir diye sorarsanız, herhalde en iyisi İtalya Trieste’deki, aynı zamanda bir laboratuvar olarak tasarlanmış olan Cafeilly adlı kahvehanede derim.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
Çeşitleri, diğer, kahve, özellikleri, turk

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Forum Şartları


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:42 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2
aBSHeLL
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Abshell-AileVadisi

Linkler

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307